Üçüncü şahıs kimlerdir ?

Romantik

New member
Üçüncü Şahıs Kimdir?

Günlük yaşamda ve yazılı metinlerde sıkça karşılaştığımız bir kavramdır “üçüncü şahıs”. Ama çoğu zaman tam olarak neyi ifade ettiği net değildir. Bu yüzden konuyu parçalara ayırarak, adım adım ele almak daha sağlıklı olur. Önce temel bir tanımla başlayalım.

Şahıs Kavramı

Bir dilbilim terimi olarak “şahıs”, konuşmada veya yazıda olayları kimin bakış açısından aktardığımızı gösterir. Üç temel şahıs vardır: birinci, ikinci ve üçüncü şahıs.

* Birinci şahıs, konuşanın kendisini işaret ettiği durumdur. Örneğin: “Ben okula gidiyorum.” Burada “ben” birinci şahıstır.

* İkinci şahıs, doğrudan hitap edilen kişiyi ifade eder: “Sen çok hızlı koşuyorsun.” Burada “sen” ikinci şahıstır.

* Üçüncü şahıs ise konuşmada ne konuşan ne de dinleyici olan kişiyi anlatır: “O kitap okuyordu.” Buradaki “o” üçüncü şahıstır.

Üçüncü şahıs, olayları bir dış gözlemci perspektifiyle anlatmak için kullanılır. Yani anlatıcı, olayın içinde aktif olarak yer almaz; gözlemlerini aktarır.

Günlük Hayatta Üçüncü Şahıs

Üçüncü şahıs kavramı sadece dilbilimde değil, günlük hayatta da karşımıza çıkar. Örneğin bir arkadaşınız size başka bir arkadaşınızın ne yaptığını anlatıyorsa, üçüncü şahıs kullanıyordur:

“Ali bugün parkta koşuyormuş.”

Burada siz anlatıcı olarak olayı yaşamamışsınız, ancak gözlemler veya duyumlar üzerinden aktarım yapıyorsunuz. Bu durum, günlük konuşmalarda üçüncü şahsın en basit örneğidir.

Edebiyatta Üçüncü Şahıs

Edebiyat dünyasında üçüncü şahıs anlatım, hikâyeyi nesnel veya sınırlı bakış açısıyla sunmak için kullanılır. Örneğin bir romanda:

* Nesnel üçüncü şahıs: Anlatıcı karakterlerin düşüncelerine girmez, sadece dışarıdan gözlemler.

* Sınırlı üçüncü şahıs: Anlatıcı belirli bir karakterin düşüncelerini ve hislerini aktarabilir, ama diğer karakterlerin iç dünyasına erişemez.

Bu fark, okurun hikâyeyi nasıl deneyimleyeceğini belirler. Nesnel bakış açısı daha gözlemci ve tarafsızdır, sınırlı bakış açısı ise belirli bir karakterle duygusal bağ kurmamızı sağlar.

Hukuk ve Sigortada Üçüncü Şahıs

Üçüncü şahıs kavramı günlük yaşam ve edebiyat kadar hukuk ve sigortacılıkta da önemlidir. Örneğin bir trafik kazasında:

* Birinci şahıs: Kazaya karışan kişi

* İkinci şahıs: Kazaya karışan kişinin karşı tarafı

* Üçüncü şahıs: Kazadan doğrudan etkilenmeyen ama olayla ilgili olan kişi veya kurum (örneğin sigorta şirketi, yayalar)

Sigorta poliçelerinde “üçüncü şahıs sigortası” terimi, sizin sebep olduğunuz zararın üçüncü şahsa karşı teminatını ifade eder. Yani üçüncü şahıs, olaya doğrudan müdahil olmayan ama sonucu ile ilgili olan kişidir.

Psikoloji ve Sosyal İlişkilerde Üçüncü Şahıs

Sosyal ilişkilerde de üçüncü şahıs perspektifi, bir durumu dışarıdan gözlemleme yeteneğiyle ilgilidir. Mesela bir tartışmada kendi tarafınızı bir kenara bırakarak üçüncü şahıs bakış açısıyla düşünmek, çatışmayı çözmede yardımcı olabilir.

Örnek:

* Arkadaş A ve B arasında bir anlaşmazlık var. Siz durumu anlatırken:

“Onların bu konuda anlaşamadığını fark ettim.”

Burada siz doğrudan olayın içinde değil, dışarıdan bakarak gözlem yapıyorsunuz. Bu, empati ve objektif değerlendirme için oldukça faydalıdır.

Teknoloji ve Üçüncü Şahıs

Bilgisayar oyunlarında veya sanal gerçeklikte de üçüncü şahıs kavramı vardır. Birçok oyun, oyuncuyu karakterin gözünden görmek yerine üçüncü şahıs bakış açısıyla sunar. Böylece karakterin çevresi, hareketleri ve etkileşimleri dışarıdan gözlemlenebilir. Bu, oyun deneyimini değiştirir: karakterin iç dünyasını değil, dış hareketlerini görürsünüz.

Üçüncü Şahıs Anlatımın Avantajları

1. Tarafsızlık sağlar: Olayları doğrudan yaşamadığınız için daha objektif bir anlatım mümkündür.

2. Çoklu bakış açısı: Birden fazla karakterin davranışlarını dışarıdan anlatabilirsiniz.

3. Hikâyeyi kontrol etmek: Anlatıcı, bilgiyi okuyucuya gerektiği kadar açabilir veya saklayabilir.

Üçüncü Şahıs Anlatımın Zorlukları

1. Mesafe yaratabilir: Okur karakterle duygusal bağ kurmakta zorlanabilir.

2. Bilgi sınırlamaları: Tüm karakterlerin iç dünyasına erişim yoksa anlatım kısıtlanabilir.

3. Karmaşıklık: Çok karakterli hikâyelerde bakış açıları karışabilir.

Örneklerle Pekiştirelim

* Günlük yaşam: “Mehmet kahvede oturuyordu, kahvesini yudumluyor ve gazeteyi inceliyordu.”

* Hikâye: “Ayşe kapıyı açtığında odada kimseyi görmedi. Ancak pencereden dışarı bakınca Cem’in bahçede çalıştığını fark etti.”

* Oyun: Oyuncu karakterin arkasında bir kamera ile hareketlerini izliyor; karakterin düşünceleri görünmüyor.

Sonuç

Üçüncü şahıs, hem dilde hem yaşamda, hem edebiyatta hem de sosyal ilişkilerde olayları nesnel veya sınırlı bir bakış açısıyla aktarmak için kullanılan önemli bir kavramdır. Basitçe ifade etmek gerekirse, olayın içinde olmayan, ancak gözlemleyen veya etkilenebilen kişi veya bakış açısıdır.

Üçüncü şahıs, hayatın farklı alanlarında bize objektif olmayı, gözlem yapmayı ve olayları farklı açılardan değerlendirmeyi öğretir. Her gün farkında olmasak da çevremizdeki insanları, olayları ve durumları üçüncü şahıs bakışıyla gözlemlemek, hem iletişimi hem de anlayışı güçlendirir.

Bu kavramı anlamak, sadece dilbilimde değil, hayatın kendisinde de farkındalığı artırır. Üçüncü şahıs, olaylara daha geniş bir perspektiften bakmamıza olanak tanır ve bu perspektif, kararlarımızı ve yorumlarımızı zenginleştirir.
 
Üst